Öğren › Veliler › Evde destek

Veliler için

Çocuğunuza evde matematikte nasıl destek olabilirsiniz?

Biz arılar peteği göz göz, sabırla öreriz; matematik de tam böyle büyür. Her gün birkaç dakika ayırın, bir bakmışsınız petek balla dolmuş!

Çocuğunuza matematikte yardım etmek için matematikte iyi olmanız gerekmiyor. Evde asıl fark yaratan şey sınıfta kullanılan yöntemi bilmek değil, matematiğin evde nasıl bir duygu bıraktığıdır: Birlikte, sakin sakin ve sık sık yapılan bir şey mi, yoksa mutfak masasında gözyaşıyla biten bir uğraş mı? Bu rehber, evde matematiği bir kavga konusu olmaktan çıkarıp keyifli birkaç dakikaya dönüştürmek üzerine.

Az ama sık

Her gün beş dakika, haftada bir kez bir saat oturmaktan çok daha fazlasını kazandırır. Kısa çalışmalar çocuğu yormaz; tekrar tekrar karşısına çıkan bilgiler de akılda kalır. İşin güzel yanı, bunların çoğunun “ders çalışmak” gibi görünmesine gerek yok:

Mutfakta, pazarda ve yolda yapabileceğiniz daha pek çok kısa etkinliği, sınıflara göre sıralanmış olarak günlük hayatta matematik rehberimizde bulabilirsiniz.

Matematik üzerine konuşun, iyi sorular sorun

Çocuklar düşündüklerini sözcüklere döktükçe çok şey öğrenir. Sınıfta da artık yalnızca sonucu bulmaları değil, nasıl düşündüklerini açıklamaları bekleniyor; yeni öğretim programı buna matematiksel muhakeme diyor. Aynı soruları evde sormak bu yüzden gerçekten işe yarar. Şunları deneyin:

Bu soruları yalnızca cevap yanlışken değil, doğruyken de sorun. “Nasıl buldun?” sorusu sadece hatalardan sonra gelirse çocuk bu sorunun “yanlış yaptın” demek olduğunu öğrenir ve açıklamaya isteksizleşir.

Zekâyı değil, emeği övün

“Sen çok zekisin!” sevgiyle söylenmiş bir sözdür ama ters tepebilir. Zekâsı övülen bir çocuk, öyle olmadığı ortaya çıkar diye zor sorulardan kaçmaya başlayabilir. Onun yerine çocuğunuzun ne yaptığını övün:

Bir de küçük ama güçlü bir sözcük var: henüz. Çocuğunuz “Onluk bozmayı yapamıyorum.” dediğinde “Henüz yapamıyorsun.” diye karşılık verin. Mesaj bütünüyle değişir: Yapamıyor değil, hâlâ öğreniyor.

Hata yapmak öğrenmenin olağan bir parçasıdır. Öğretmenler hataları çoğu zaman değerli bulur, çünkü bir hata çocuğun tam olarak nasıl düşündüğünü gösterir. Siz de aynısını yapabilirsiniz: “Bak, bu ilginç! Nasıl düşündüğünü anlatır mısın?”

Öğretmen bu kez o olsun

Söyleyebileceğiniz en iyi cümlelerden biri şudur: “Bunu nasıl yapıyorduk, unuttum. Bana gösterir misin?” Bir yöntemi anlatabilmek, onu uygulayabilmekten çok daha fazlasını gösterir. Çocuğunuz size eldeli toplamayı adım adım anlatabiliyorsa konuyu gerçekten anlamıştır. Anlatırken takılırsa da hiçbir teste gerek kalmadan nerede zorlandığını görmüş olursunuz.

Indie’nin ipucu

Çocuğunuz takıldığında kalemi elinden alma isteğine direnin. “Neleri biliyorsun?” ya da “İlk olarak ne deneyebilirsin?” diye sorun ve başka bir şey söylemeden önce en az on saniye bekleyin. Asıl düşünme o sessizlikte olur.

Ödevde yardım: kavga etmeden

İlkokulda matematik ödevi genellikle kısadır: defterde birkaç işlem, kitaptan birkaç problem ya da bir çalışma kâğıdı. Kısa kalmasına şu düzen yardımcı olur:

  1. Uygun bir zaman seçin. Okuldan gelir gelmez, karnı açken değil; yatmadan hemen önce de değil. Önce bir ara öğün iyi gelir.
  2. Soruyu birlikte okuyun. “Yapamıyorum”ların çoğu aslında “Ne istendiğini anlamadım” demektir. Problemlerde, sınıfta da yapıldığı gibi önce verilenleri ve isteneni ayrı ayrı yazmak çok işe yarar.
  3. Önce kendisi denesin. Başında beklemek yerine yakınında oturun.
  4. Cevabı değil, ipucunu verin. “Daha küçük sayılarla deneseydin ne olurdu?” ya da “Bunu çizebilir misin?” iyi ipuçlarıdır.
  5. İşlemin nasıl yazıldığına bakın. Alt alta işlemlerdeki hataların çoğu, birler basamağının birlerin, onlar basamağının onların altına yazılmamasından çıkar. Kareli defterde her kareye bir rakam yazmak çok yardımcı olur.
  6. Ne zaman duracağınızı bilin. İş kavgaya dönüyorsa bugünlük bırakın. Öğretmene kısa bir not yazın ya da okulun veli iletişim yolu üzerinden mesaj gönderin: “Elif 4. soruda çok zorlandı, 15 dakika sonra bıraktık.” Bu not öğretmene, sizin yardımınızla çözülmüş bir sorudan çok daha fazlasını anlatır.

Defterin ya da çalışma kâğıdının okula birkaç yanlışla dönmesinde hiçbir sakınca yok. Öğretmen ödevden, çocuğunuzun tek başına neler yapabildiğini görür.

Sınıftaki yöntemi bilmediğinizde

Alt alta yazılan işlemler aslında çoğumuzun okulda öğrendiğine çok benziyor. Yeni olan, o işlemlere giden yol: Çocuklar bugün yazılı işleme geçmeden önce onluk taban bloklarıyla, sayı doğrusuyla ve yüzlük tabloyla çalışıyor, zihinden işlem için de stratejiler öğreniyor. Bu yüzden çocuğunuz eve “10’a tamamlama”, “parça-bütün ilişkisi”, “ritmik sayma” gibi sözcüklerle gelebilir. Yazılı işlemlerde de sınıfta adım adım söylenen sözler var; bunları bilmek, evde aynı dili konuşmanızı sağlar:

Bunlar size yabancı geliyorsa şunlar yardımcı olur:

Peki ya sizin öğrendiğiniz kısa yollar? Doğru sonucu veriyorlarsa yanlış değiller. Ama sınıfın henüz görmediği bir kestirmeyi ödevin ortasında öğretmek, ilk yöntemi daha yeni oturtan bir çocuğun kafasını karıştırabilir. Örneğin “10 ile çarparken sonuna bir sıfır ekle” kuralı, çocuk bunun neden böyle olduğunu basamak değeriyle anlamadan ezberlenirse işine yaramaz; 5 ile çarpmanın kısa yolu gibi kestirmeler de sınıfta ancak 4. sınıfta ele alınır. Ödevi sınıftaki gibi yapsın; “Ben bunu böyle öğrenmiştim” konuşmasını, kendi yöntemine iyice alıştıktan sonra ilginç bir karşılaştırma olarak saklayın.

Test kitapları ve denemeler hakkında

Birçok aile ilkokulun ilk yıllarından itibaren soru bankası ve deneme sınavı almayı düşünüyor. Bu anlaşılır bir kaygı, ama ilkokulda sayısal not verilmiyor, ulusal bir sınav da yok. Bu yaşta asıl önemli olan, konuyu gerçekten anlamak. Birlikte konuşarak çözülen üç problem, çoğu zaman sayfalarca hızla işaretlenen testten daha çok şey öğretir. Ek kaynak almadan önce sınıf öğretmenine danışın; çocuğunuzun neye ihtiyacı olduğunu en iyi o bilir.

Matematiği keyifli tutun

Çocuklar yetişkinlerin matematik hakkında nasıl konuştuğunu çok iyi duyar. Şaka bile olsa “Ben de hiç matematikçi değildim” ya da “Matematikten nefret ederdim” demekten kaçının. Çocuğunuz bunu “Demek ki ben de beceremesem olur” diye anlayabilir. Matematik sizi de geriyorsa “Ben matematikte kötüyüm” diyen çocuk rehberimizde size yönelik öneriler de var.

Evde matematiği keyifli bir konu olarak tutmanın başka yolları:

Kısa cevaplar

Evde ne kadar matematik çalışmalıyız?

İlkokuldaki çocukların çoğu için ödevin dışında günde beş ila on dakika yeterlidir. Bunun büyük kısmı çalışma kâğıdı yerine sohbet, oyun ve günlük hayattaki matematik olabilir.

Her hatayı düzeltmeli miyim?

Hayır. Konuşmak için tek bir şey seçin; mümkünse nasıl düşündüğünü anlatmasını isteyin ki hatayı kendisi bulsun. Her şeyi düzeltmek, çocuğun denemekten korkmasına yol açabilir.

Test kitabı ya da soru bankası almalı mıyım?

Bazı çocuklara faydalı olabilir ama şart değil; kısa oyunlar ve sohbet genellikle daha çok işe yarar. Yazdırılacak bir şey isterseniz ücretsiz çalışma kâğıtlarımızın her biri cevap anahtarıyla birlikte geliyor.

Çocuğum geride kalmış gibi görünüyor. Ne yapmalıyım?

Önce öğretmeniyle konuşun: İlkokulda sınıf öğretmeniyle, ortaokulda matematik öğretmeniyle. Size çocuğunuzun neyi zor bulduğunu ve evde neye çalışabileceğinizi söyleyecektir. Her sınıfta genellikle neler öğrenildiğini sınıflar sayfamızda bulabilirsiniz.

Indie ile alıştırma yapın

Beequation Kids, temel işlemleri petek bulmacalarına dönüştürür; çocuğunuz takıldığında Arı Indie ipucu verir. Reklam yok, veri toplanmaz.

Öğrenmeye devam edin